2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü

Otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizmle ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla 2 Nisan, Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Otizm Farkındalık Günü olarak ilan edildi.

2 Nisan’da başlayan Otizm Farkındalık Ayı, dünya çapında otizm araştırmalarını teşvik etmeyi, soruna ilişkin farkındalığı artırmayı, erken teşhis ve tedaviyi teşvik etmeyi amaçlıyor.

Otizm Spektrum Bozukluğu.

Bu, belirtilerin yaşamın ilk üç yılında ortaya çıktığı nörogelişimsel bir bozukluktur. Her bölgede ve her sosyo-ekonomik düzeyde bulunur.
Erkeklerde kızlara göre 3-4 kat daha sık görüldüğü bilinmektedir. Otizmin nedeni hala bilinmiyor ancak tıbbi araştırmalar hem çevresel hem de genetik faktörlerin rol oynayabileceğini gösteriyor. Bir çocuğu otizmli olan ailelerin diğer çocuğunda otizm oranı yüzde 4 ila 10 arasında değişiyor.
1985 yılında 2.500 çocuktan 1’ine otizm tanısı konuldu.

Otizm, genellikle yaşamın ilk üç yılında farkedilen kalıtsal bir gelişimsel farklılıktır ve şu anda 59 çocuktan biri otizm gelişme riskiyle doğuyor.
Sessizlik, içe dönüklük, konuşkanlık veya sosyal damgalanma korkusu gibi bazı yanlış anlamalar otizmli çocukların tanı ve tedavisinde gecikmelere yol açabilmektedir.

Otizmin, ne kadar erken teşhis edilirse ve uygun şekilde tedavi edilirse sonuçları o kadar iyi olan bir bozukluk olduğunu unutmamalıyız. Otizmin adı aynı olsa da her çocukta farklı belirtiler görülebilmekte ve klinik tablo, tedavi ve ilerleme her çocuk için aynı olmamaktadır.

Otizmde en etkili tedavi özel eğitimdir.

Otizmi tedavi edecek spesifik bir ilaç veya aşı yoktur. İlaçlar en çok otizmle ilişkili sinirlilik, hiperaktivite, depresyon, yoğun takıntılar ve tekrarlayan hareketler için kullanılır. Güncel bilimsel veriler göz önüne alındığında, diğer tedavilerin otizmi iyileştirebileceğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirtmek gerekir. Ancak bu yöntemlere güvenmek ailelerin ciddi maddi kayıplara uğramasına neden olabilir. Bu yöntemlere başvurmadan önce bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanının tavsiyesine başvurmalısınız.

Kaynak: https: //hsgm.saglik.gov.tr/