Çevrenin otizmle bağlantısı üzerine yapılan çalışmalar tutarsız sonuçlar vermiştir. Örneğin, bazı çalışmalar hamilelik sırasında antidepresan kullanmanın çocukta otizm riskini artırdığını öne sürerken, diğerleri böyle bir bağlantı bulamamıştır.
Çevresel risk üzerine yapılan araştırmaların çoğu, çevredeki bir şey ile geniş insan gruplarında tanı olasılığı arasındaki ilişkileri belirleyen epidemiyolojik çalışmalardan oluşmaktadır. Ancak bu çalışmalar neden ve sonuç ilişkisini göstermez.
Bir kere, bilim insanlarının ‘karıştırıcı faktörler’ olarak adlandırdığı, birlikte hareket etme eğiliminde olan ve nedensel ilişkileri saptamayı zorlaştıran değişkenlerle doludurlar.
Dahası, nedensel ilişkiler belirsiz olabilir. Örneğin, daha yaşlı babalara sahip çocukların otizmli olma ihtimalinin daha genç babalara sahip olanlara göre daha yüksek olduğunu biliyoruz. Ancak ileri baba yaşının kendisinin mi otizm riskini artırdığını yoksa otizm için daha fazla genetik risk faktörü taşıyan ve belki de bu durumun özelliklerini sergileyen erkeklerin daha geç yaşta çocuk sahibi olma eğiliminde olup olmadıklarını bilmiyoruz.
Çevresel faktörlerin ölçülmesi de genellikle zordur. Ebeveynler kendilerinin ve çocuklarının nelere maruz kaldığının farkında olmayabilir veya unutabilir. Ya da çocuklarının otizmini açıklayabileceğini düşündükleri herhangi bir ayrıntıya aşırı önem atfedebilirler.